
在手机上保存,获得更好体验
ŞU GARİP GÜZ GÜNLERİ
Üstünde
Uçuk mavileri hafif
Çiğdem gömleğimi giydim
Tek ağırlığım olan tenim
Örtündü kusursuz sıcaklığını senin
Nedense ansızın gökyüzü de bulutsuz
Ve sessizce ayrıldığım kız
Ürkek
Uykusuz
Ağlıyordu giderken
Yazın son günlerindeyim
Belki de güz
Paris yeniden kalabalık
Nehri kapışırcasına dolaşanlar
Ve metrolarda uğultusu kanıksanan keman sesi yine çoğaldı
Dalgın değilim
Hayır
Ne de yorgun,
Sadece üzgünlüğüm sızılandı ansızın
Göğe bak güzelim
Bu akşam geçtiğin bütün şehirlerde göğe bak
Gök uzansın alnından dudaklarına
Karnın kamaşsın ışıltısıyla ayın
Aynı isteriyle burada
O göğün altındayım
İşte durup dururken nergisler de huzursuz
Üç kere üç bin gecedir küskün;
Üç kere üç bin gecesi gençliğimin zehrolmuş..
Varsın olsun
Ben ki zaten
Aşk denince uyuşuk
Pısırık
Mızmız
Seslerin inadına
ikircikli yüzlerin
Tozların inadına seni soludum
Eriklerin
Kirazların
Kaysıların tadıyla
Umulmadık bir heyecanla seni soludum
On bin güvercin yarasıyla ağzımda
Seni on bin çiçeközü gibi soludum
Öyle ki,
Artık
Anışlar dahi bana dar gelebilir
Gelsin
Nasıl olsa kırkbin hasretin tutuşkunuyum
Ağzım acı bunu bil yeter
Ve kavramaya çalış ağzım neden acıdır
Uykusuydu suların bakışına dolaşan
Seni en ceylan yerinde oyalayıp
Bir akşamüstü sokaklarında yalnız
Boşluğun dilsiz bir kurt gibi uluduğu
İnsanları isli
Pelteleşmiş
Sinirsiz
Bir şehri dolaşırken
Savurdum saçlarını güzelim
Kavradım ısırdım dudaklarını
Sana kan gerekliydi çünkü
Nabız
Şehvet
Naz
inanç gerekliydi sana
Merak
Hınç
Tırnak..
Ve ansızın kalbinde yüz bin kır çekirgesi
Kollarında yüzbin kırlangıç çıralandı
Utandı loşluğundan
Sokakları ıssız, ıslıksız o şehir bile.
Göğe bak güzelim, ırmaklı ırmaksız
Bu akşam geçtiğin bütün şehirlerde göğe bak
Dişlesin seni en arsız arzularla
Yedi bin yerinden yedi bin yıldız
Çınlat karanlığı ay dolunaysa
Bırak kıvransın ağartarak taşları kumsalda deniz
Huysuz sırtında deli tayların tekrarla beni
Seni sevdim güzelim
Seni gül dalıyla
Çakılla
Sedef çakısıyla bülbülün
Seni yasaklanmış aşkların inadıyla denedim
Kaldır artık saçlarını alnından
Alnında turunç yarası var
Esrar
Çağlayan
Bütün buzlarını parçala arzuların uğrunda
Koynunda kokular durulandır
Kıskandır durgun duran ne varsa kural tanıma
Aşk adına korkusuzca kıskandır
Diri tut umudunu sevgilim
Diri tut
Acıyla bulandırma içini
Ve ansızın beni de unut